2016 ödülü

Gayrimenkul ve Konut Projeleri Yarışması 2017

Hürriyet Gazetesinin Öncülüğünde Başlatılan Yarışması Sign of the City Awards başvurular 5 Haziran ‘da başlayacak.

sotc

Dördüncüsü düzenlenecek 4.Sign of the City Awards (SOTCA) Gayrimenkul yarışmasının 19 kişiden oluşan jüri bir araya gelerek çalışmalara başladı. 2017 Kasım ayında başlayacak yarışma için jüri üyeleri kolları sıvadı ve Jüri Başkanı seçimi yarışma kategorileri, başvuru ve katılım koşulları, değerlendirme sürecinin ele alındığı toplantının açılışını Hürriyet Gazetesi yaptı.

hurryet

Gayrimenkul ve inşaat sektörünün en iyi projelerinin seçileceği yarışmanın 4. yılında da yoğun bir katılım beklediklerini dile getirirken Sign of the City Awards, dördüncü senesinde değerli jüri üyelerimiz ve danışma kurulumuz sayesinde çok çalıştıklarını belirttiler.

Yarışmaya başvurmak isteyen kişi ve kurumlar, 5 Haziran-11 Ağustos 2017 tarihleri arasında başvurularını gerçekleştirebilecek. 01.01.2012– 11.08.2017 tarihleri arasında tamamlanmış proje ya da yapım aşamasında olan projeler aday olabilecek.

ey turkey

EY Türkiye tarafından yapılacak teknik bir değerlendirmeyle, tüm başvuruların katılım koşullarına uygunluğu denetlenecek. Jüri üyeleri, teknik elemeyi geçen projeler arasından, online olarak yapacağı ön eleme yapacak ve her kategori için 5 finalist belirleyecek. İkinci aşamayı geçen 5 proje, bütün jüri üyelerinin değerlendirmesine sunulacak. Değerlendirme sonucunda her kategoriden sadece 1 adet proje ödüle hak kazanacak.

2017 Kasım Ayında Düzenlenmesi Planlanan Yarışmanın Kategorileri ise Şöyle:

Bir proje sınırsız sayıda kategoride aday olabilecek.

En iyi Konut Projeleri Kategorisi

  • En İyi Konut Projesi
  • En İyi Çok Katlı Konut Projesi
  • En İyi Müstakil Konut Projesi
  • En İyi Rezidans Projesi

En İyi Ticari Projeler Kategorisi

  • En İyi Ofis Projesi
  • En İyi Yerel Merkezli AVM Projesi
  • En İyi Bölgesel Merkezli AVM Projesi
  • En İyi Endüstriyel / Lojistik Yapı Projesi
  • En İyi Karma Kullanımlı Proje

En İyi Hizmet Yapıları Kategorisi

  • En İyi Sağlık Binası Projesi
  • En İyi Eğitim Binası / Kampüsü Projesi
  • En İyi Sosyo Kültürel Yapı Projesi
  • En İyi Turizm / Hizmet Yapıları Projesi
  • En İyi Ulaşım Hizmetleri / Altyapı Projesi

Kent ve Mimarlık Kategorisi

  • En İyi Mimari Tasarım (Kamu)
  • En İyi Mimari Tasarım ( Özel Sektör )
  • Genç Mimar Teşvik
  • En İyi Kentsel Tasarım
  • En İyi Kentsel Dönüşüm Projesi
  • En Yeşil Bina
  • En İyi Kültürel ve Doğal Mirası Koruma/Yaşatma Projesi

Diğer Kategoriler

  • En İyi Pazarlama Kampanyası
  • En İyi Gayrimenkul Yönetimi
  • En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi
  • Yılın Fark Yaratanı

Ödülleri tarafsızlıklarını koruyarak verebilecekleri ise önceki yıllarda gelen tepkilerle karşılamaz umarım. Geçen sene düzenlenen ödül törenine akademik çevrelerden gelen eleştiriler pek de olumlu değildi. Eleştiriler şu yönde gerçekleşmiştir. Tekrar etmemesini umarak tartışmaları incelemek isteyen ziyaretçilerimiz için hatırlatalım:

Neresinden tutsak elimizde kalacak bu yarışmada belki de en absürt nokta meselenin akademi ile ilgili boyutu. Yarışmanın jüri başkanı, benim de öğrencisi olduğum Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ‘nde Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanlığı, Mimarlık Fakültesi Dekanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuş, şimdi de okulun Mimarlık Fakültesi’ne bağlı Kentsel Tasarım Araştırma Merkezi Müdürü olan Prof. Dr. Güzin Konuk. Konuk, Hürriyet’e yaptığı açıklamasında, “Sign of the City çok önemli bir platform. Birlikte yarışmak çok önemli çünkü küreselleşme sürecinde kentler yarışıyor. Kentler, kentsel projelerle yarışıyor, sizler de bu platformda yarışıyorsunuz. Yarışmada sürdürülebilir geleceğin en önemli bileşenlerini ortaya koyduk; ekonomik, ekolojik ve toplumsal boyut. Kategorilerimize baktığımızda bu üç boyutu da görebilirsiniz” diyor. Aynı zaman da Tarlabaşı ‘nda yürütülen ‘soylulaştırma projesi’nde başrolde olan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın da kısa bir süre öncesine kadar yönetim kurulunda yer aldığı yandaş Çalık Holding’e ait Tarlabaşı 360 projesinin danışma kurulunda yer alan Güzin Konuk, içlerinde AVM, yüksek katlı konut ve ofis projelerinin yer aldığı çalışmalara ödül verirken, planlama biliminin son 20-30 yılını meşgul eden tartışmaların odağında yer alan sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde hareket ettiklerini ve bu ilkenin bileşenlerini oluşturan ekonomik, ekolojik ve toplumsal boyutun, ödül alan projelerde ‘eşgüdüm halinde’ olduğuna kanaat getirdiklerini belirtiyor.

• “Yeni Türkiye” diyerek ortaya atılan düzen içinde inşaat sektörünün sorunlu konumu,

• “yeni sermaye” odaklarının kentsel mekan üzerinde sağladıkları büyük rant,

• Bu faaliyetlerin yarattığı “sanal kalkınma” imgesi ile orta sınıfların kandırılması,

• Metropolden “kovulan” sanayi ve gecekonduların arazilerinin doyumsuz ve sınırsız bir biçimde sürekli olarak aynı gruplara tahsisi ile ortaya çıkan haksız rekabet ortamı,

• “Sürdürülemez” bir zenginleşme modeli olan inşaat çılgınlığının ekonomiye verdiği kalıcı zarar ve orta gelir tuzağında patinaj yapan bir ekonomimiz,

• Daha hızlı ve daha çok inşa etme çılgınlığı sürecinde “olağan” gösterilen korkunç yol kazaları

• Ve özellikle sağlıksız ve denetimsiz şantiyelerdeki işçi ölümleri,

• Soma’dan, Denizli’den, Gaziantep’ten vb. Maden ocaklarından, kömür ocaklarından, heslerden sömürülen tüm topraklardan ve insanlardan metropole aktarılan sermaye ve burada üretilen yeni rant,

• Tüm bunlar sonucunda kentlerde yaşam niteliğinin sürekli düşmesi, metropollerin yaşanamaz hale gelmesi,

• Aynı biçimde kentsel mekan kalitesinin, kamusal mekanın tümüyle göz ardı edilmesi,

Diğer yandan, bu süreçte kimi akademik birimlerin ve sorumlusu akademisyenlerin;

• Araştırma merkezlerinin kendi iç kuralları, yönergeleri doğrultusunda çalışmaması, kendi yönetim kurulları ile bile bilgileri paylaşmaması,

• Kimi öğretim üyelerinin bu merkezleri bir “iş alma”, sermaye ve güç odaklarıyla doğrudan ilişki kurma aracı olarak kullanması,

• Kişisel başarı, para ve şöhret uğruna akademik etikten uzak ve saydam olmayan faaliyetlerde bulunması,

• “Planlama ve tasarım” konusunda örnek alınması gereken kimi öğretim üyelerinin bu merkezlerin adını da kullanarak hukuksuz, planlara aykırı, kentsel mekanı tahrip eden uygulamaları ödüllendiren süreçlerin içinde yer almaları,

• Kentsel dönüşüm adı altında yapılan insan-toplum-doğa-mekan-çevre katliamlarına uzmanlık alanı planlama ve koruma olan kimi akademisyenlerin bu merkezler aracılığı ile katkı koyması kabul edilebilir, onaylanabilir davranışlar değildir. İlgililerinden ivedilikle bu konularda açıklama bekliyoruz.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir