Anasayfa Yaşam Haberi Amin MAALOUF Bu haber 580+ kez okundu.
Yaşam Haber Girişi: 28.06.2020 - 14:54, Güncelleme: 27.08.2022 - 20:32

Amin MAALOUF

 

Amin MAALOUF

Emin Maluf Kimdir?
Doğum: 25 Şubat 1949 (Beyrut, Lübnan) Annesi Türk kökenli bir Mısırlı, babası ise Melkite Katolik cemaatindendi. Ekonomi ve toplumbilim (sosyoloji) okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. Lübnan'da iç savaşın çıktığı 1975'e kadar Lübnan'da gazetecilik yaptı. 1976 yılında Karısı ve oğlu ile birlikte Fransa’ya yerleşti. Bu tarihten sonra yaşamını Paris'te sürdürdü. İlk yazılarını Arapça yazan yazar çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarı ve idareci olarak çalıştı. Maluf mesleği icabı dünyanın çeşitli ülkelerini gezme imkanını buldu. Savaşlara ve önemli olaylara, acılara tanıklık etti ve nihayet ilk kitabını 1983 yılında yayınlandı. (Les Croisades vues par les Arabes - Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri - Telos Yayınları, M.A.Kılıçbay) Bu kitap, çevrildiği dillerde de büyük bir başarı kazandı. 1986'da yayımlanan ve aynı yıl Fransız - Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan ikinci kitabı ve ilk romanı Afrikalı Leo (Léon l'Africain) bugün bir "klasik" olarak kabul edilmektedir. Maalouf'un 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant (Samarcande) da coşkuyla karşılandı ve pek çok dile çevrildi. Maalouf'un sonraki kitapları da yine roman tarzındaydı: 1991'de yayımlanan Işık Bahçeleri (Les Jardins de Lumiére) ve 1992'de yayımlanan Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (Le premier siècle après Béatrice). Maalouf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1996'da Doğunun Limanları (Les Echelles du Levant) adlı romanı ve 1998'de ise Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières) adlı deneme kitabı piyasaya çıktı. Kendi ağzından toplumsal kimliğini şu şekilde anlatmış Maalouf: “Cizvit papazlarının Fransız okuluna kaydedilmemin nedeni, kesinlikle Katolik olan annemin, çocuklarını geleneksel olarak Amerikan ya da İngiliz okullarına gönderen baba tarafımda ağır basan Protestan etkisinden uzak tutmak istemesidir; bu çekişme yüzündendendir ki kendimi Fransızca konuşur buldum... Paris’e gelip yerleştim ve Fransızca yazmaya başladım.” “ Kimliğimden daha başka ayrıntılar da sıralayacak mıyım? Türk olan büyükannemden, Mısır Marunisi kocasından.... Moliere’i  Arapça’ya ilk çeviren ve bunu 1848’de bir Osmanlı  tiyatrosunun sahnesinde oynatan büyük- büyük- büyük dayıma kadar uzanacak mıyım?.”  (Ölümcül Kimlikler YKY. Aysel Bora) Türkiye'ye ve İstanbul'a duyduğu özlemi Milliyet gazetesinde ki bir söyleşide de dile getiren yazar; “Benim çocukluğumda  Lübnan’daki eğitim sisteminde çok olumsuz bir imajı vardır Osmanlı İmparatorluğu’nun. Neden geriyiz? Osmanlılar  yüzünden. Neden demokrasiye geçemedik? Osmanlılar yüzünden. Neden iç savaşla birbirimizi yiyoruz? Osmanlılar farklı toplulukları birbirine düşman etmişti. Her şeye kolay bir bahanedir Osmanlılar. Bugün  bu olumsuz bakışın nasıl değiştiğini incelemek istiyorum doğrusu. Ben kişisel olarak bu meseleye baktığım zaman bunun tarihin bir karikatürü olduğunu, işlerin bu kadar basit olmadığını gördüm tabii. O zaman Türk dünyasıyla biraz ilgilenmeye başladım. Ve giderek daha yakınlaştığımı söyleyebilirim. Büyükannem İstanbul’ da doğmuş. Annem Türkçe konuştuğunu söylerdi. Babam 1915 doğumluydu, yani Osmanlı tebası olarak doğdu....Yeni başlayan romanımda  da İstanbul büyük yer tutacak” demiştir.(Milliyet Gazetesi - 01.12.1997) 2000'de Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (Le Périple de Baldassare) adlı romanı yayımlandı. 2002'de opera için yazdığı ve Finlandiyalı müzisyen Kaija Saariaho'nun bestelediği Uzaktan Aşk (L'Amour de loin) Maalouf'un ilk librettosudur. 2004'te yayımlanan Yolların Başlangıcı (Origines) adlı romanından sonra, 2006 yılında Adriana Mater adlı ikinci librettosunu yayınladı. “Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri”  isimli kitabında yazar eserin genel atmosferine uygun olarak en az kırk sayfa Hatay'ı anlatıyor. Eser birçok yabancı dile çevriliyor, televizyona uyarlanıyor. Tüm dünya görmediği bilmediği ama hissettiği Hatay'ı anlatıyor. “Yüzüncü Ad”  isimli romanında Antakya ve İskenderun anlatımı tam dokuz sayfa. Kitaplarının tümü yayınlandığı her dilde ve ülkede liste başı oluyor. Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri kitaplarında mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı-Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Afrikalı Leo kitabında Osmanlı ve Yavuz Sultan Selim'in Kahire seferinde 8000 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiştir. Kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda analizler ve tespitler yapmaktadır. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar kitaplarında sürekli olarak işlenir. Eserleri Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (1983) Afrikalı Leo (1986) Semerkant (1988) Işık Bahçeleri (1991) Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (1992) Tanios Kayası (1993) Doğunun Limanları (1996) Ölümcül Kimlikler (1998) Yüzüncü Ad (2000) Uzaktan Aşk (opera-2002) Yolların Başlangıcı (2004) Adriana Mater (opera-2006) Çivisi Çıkmış Dünya (2009) Doğu'dan Uzakta (2012) Uygarlıkların Batışı(2019)
Emin Maluf Kimdir?

Doğum: 25 Şubat 1949 (Beyrut, Lübnan)

Annesi Türk kökenli bir Mısırlı, babası ise Melkite Katolik cemaatindendi. Ekonomi ve toplumbilim (sosyoloji) okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. Lübnan'da iç savaşın çıktığı 1975'e kadar Lübnan'da gazetecilik yaptı. 1976 yılında Karısı ve oğlu ile birlikte Fransa’ya yerleşti. Bu tarihten sonra yaşamını Paris'te sürdürdü. İlk yazılarını Arapça yazan yazar çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarı ve idareci olarak çalıştı. Maluf mesleği icabı dünyanın çeşitli ülkelerini gezme imkanını buldu. Savaşlara ve önemli olaylara, acılara tanıklık etti ve nihayet ilk kitabını 1983 yılında yayınlandı. (Les Croisades vues par les Arabes - Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri - Telos Yayınları, M.A.Kılıçbay) Bu kitap, çevrildiği dillerde de büyük bir başarı kazandı.

1986'da yayımlanan ve aynı yıl Fransız - Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan ikinci kitabı ve ilk romanı Afrikalı Leo (Léon l'Africain) bugün bir "klasik" olarak kabul edilmektedir. Maalouf'un 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant (Samarcande) da coşkuyla karşılandı ve pek çok dile çevrildi. Maalouf'un sonraki kitapları da yine roman tarzındaydı: 1991'de yayımlanan Işık Bahçeleri (Les Jardins de Lumiére) ve 1992'de yayımlanan Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (Le premier siècle après Béatrice). Maalouf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1996'da Doğunun Limanları (Les Echelles du Levant) adlı romanı ve 1998'de ise Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières) adlı deneme kitabı piyasaya çıktı. Kendi ağzından toplumsal kimliğini şu şekilde anlatmış Maalouf: “Cizvit papazlarının Fransız okuluna kaydedilmemin nedeni, kesinlikle Katolik olan annemin, çocuklarını geleneksel olarak Amerikan ya da İngiliz okullarına gönderen baba tarafımda ağır basan Protestan etkisinden uzak tutmak istemesidir; bu çekişme yüzündendendir ki kendimi Fransızca konuşur buldum... Paris’e gelip yerleştim ve Fransızca yazmaya başladım.” “ Kimliğimden daha başka ayrıntılar da sıralayacak mıyım? Türk olan büyükannemden, Mısır Marunisi kocasından.... Moliere’i  Arapça’ya ilk çeviren ve bunu 1848’de bir Osmanlı  tiyatrosunun sahnesinde oynatan büyük- büyük- büyük dayıma kadar uzanacak mıyım?.”  (Ölümcül Kimlikler YKY. Aysel Bora) Türkiye'ye ve İstanbul'a duyduğu özlemi Milliyet gazetesinde ki bir söyleşide de dile getiren yazar; “Benim çocukluğumda  Lübnan’daki eğitim sisteminde çok olumsuz bir imajı vardır Osmanlı İmparatorluğu’nun. Neden geriyiz? Osmanlılar  yüzünden. Neden demokrasiye geçemedik? Osmanlılar yüzünden. Neden iç savaşla birbirimizi yiyoruz? Osmanlılar farklı toplulukları birbirine düşman etmişti. Her şeye kolay bir bahanedir Osmanlılar. Bugün  bu olumsuz bakışın nasıl değiştiğini incelemek istiyorum doğrusu. Ben kişisel olarak bu meseleye baktığım zaman bunun tarihin bir karikatürü olduğunu, işlerin bu kadar basit olmadığını gördüm tabii. O zaman Türk dünyasıyla biraz ilgilenmeye başladım. Ve giderek daha yakınlaştığımı söyleyebilirim. Büyükannem İstanbul’ da doğmuş. Annem Türkçe konuştuğunu söylerdi. Babam 1915 doğumluydu, yani Osmanlı tebası olarak doğdu....Yeni başlayan romanımda  da İstanbul büyük yer tutacak” demiştir.(Milliyet Gazetesi - 01.12.1997)

2000'de Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (Le Périple de Baldassare) adlı romanı yayımlandı.

2002'de opera için yazdığı ve Finlandiyalı müzisyen Kaija Saariaho'nun bestelediği Uzaktan Aşk (L'Amour de loin) Maalouf'un ilk librettosudur. 2004'te yayımlanan Yolların Başlangıcı (Origines) adlı romanından sonra, 2006 yılında Adriana Mater adlı ikinci librettosunu yayınladı. “Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri”  isimli kitabında yazar eserin genel atmosferine uygun olarak en az kırk sayfa Hatay'ı anlatıyor. Eser birçok yabancı dile çevriliyor, televizyona uyarlanıyor. Tüm dünya görmediği bilmediği ama hissettiği Hatay'ı anlatıyor. “Yüzüncü Ad”  isimli romanında Antakya ve İskenderun anlatımı tam dokuz sayfa. Kitaplarının tümü yayınlandığı her dilde ve ülkede liste başı oluyor. Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri kitaplarında mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı-Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Afrikalı Leo kitabında Osmanlı ve Yavuz Sultan Selim'in Kahire seferinde 8000 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiştir. Kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda analizler ve tespitler yapmaktadır. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar kitaplarında sürekli olarak işlenir.

Eserleri

  • Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (1983)
  • Afrikalı Leo (1986)
  • Semerkant (1988)
  • Işık Bahçeleri (1991)
  • Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (1992)
  • Tanios Kayası (1993)
  • Doğunun Limanları (1996)
  • Ölümcül Kimlikler (1998)
  • Yüzüncü Ad (2000)
  • Uzaktan Aşk (opera-2002)
  • Yolların Başlangıcı (2004)
  • Adriana Mater (opera-2006)
  • Çivisi Çıkmış Dünya (2009)
  • Doğu'dan Uzakta (2012)
  • Uygarlıkların Batışı(2019)
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve imarhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.