Arsa (İGFA) - İGF Haber Ajansı | Haber Girişi: 07.03.2022 - 09:59, Güncelleme: 07.03.2022 - 13:06

Bursa'nın zeytin tarlaları maden mi olacak?

 

Bursa'nın zeytin tarlaları maden mi olacak?

1 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle artık Türkiye'de zeytinliklerin maden projelerine açılması mümkün hale geldi. Bahse konu yönetmeliği Bursa DOĞADER Başkanı Sedat Güler, ülkeye yapılmış bir ihanet olarak nitelendirdi.
Bursa'nın ismiyle özdeşleşen en meşhur üretimi zeytin bahçeleri, yeni yönetmelik ile  artık maden sahası olabilecek. Elektrik üretimi adı altında faaliyet gösterecek madenlerin, zeytin bahçelerinde çalışma izni almasının önü açıldı. Bursa'nın özellikle kuzey ilçelerinde ve batı ilçelerinde en büyük tarım üretimi olan, sofradan yağına hatta sabuna kadar genişleyen kullanım alanı olan zeytin ve zeytin bahçeleri, çıkarılan yeni bir yönetmelik ile maden sahası olma tehlikesiyle yüzyüze kalmış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'te, "elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin" zeytinlik alanlarına denk gelmesi durumunda "zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına" Bakanlık tarafından izin verilmesinin mümkün olabileceği belirtildi. Buna karşın Türkiye'de 1939 yılında hayata geçen ve "Zeytincilik Kanunu" olarak bilinen bir yasa hâlâ yürürlükte. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, günümüze kadar zeytinliklerin korunmasında hayati rol oynadı. Örneğin 2013-2015'te Manisa'nın Soma İlçesi'ne bağlı Yırca Mahallesi'nde yapılması planlanan bir termik santral projesi için 3573 Sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan Yönetmelik'te yapılan değişiklikle zeytinlikler "kamu yararı" aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmıştı. Bunun ardından DOĞADER'in de içinde bulunduğu bir çok çevre örgütünün çalışmalarıyla açılan davalar sonucunda Danıştay'dan dönmüştü. Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) yönetim kurulu başkanı Sedat Güler konuyla ilgili şöyle konuştu ; "Bu yasa meclisteyken haberimiz vardı. Sessiz sedasız yürütülen bir yasa oldu. Daha yeni bir olay ve henüz bir eylem planlamadık. Bunu vatana ve zeytinlik alanlarımıza ihanet olarak görüyorum. Daha önce bir kaç kez daha gündeme geldi. Gemlik'te yapılan eyleme bizde katılmıştık. Yasaya göre zeytin işleme tesisinden başka bir tesis yapılamaz. Fakat bu yasayı delen bir yönetmelik çıkarılmıştı.  Bu yönetmeliğin yargıya gideceğini ve iptal edileceğini bekliyoruz. Zeytin ağacının neyini rehabilite edecekler? Orhaneli Başköy en büyük örneğidir. Yıllarca mermer ocakları talan etti. Yasaya göre bulduğun gibi bırakman gerekiyor fakat mermer ocaklarının faaliyetleri bitmesine karşın hepsinin üzeri açık şekilde duruyor. Bu zeytinliklerde de başımıza gelecektir. Gelecek nesile ihanettir. Bizler de bileşenlerimiz olan Bursa Barosu ve Tabipler Birliği ile birlikte istişaremizi yapıp gerek dava yönünden gerekse basın açıklaması yönünden bir eylem planlayacağız."
1 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle artık Türkiye'de zeytinliklerin maden projelerine açılması mümkün hale geldi. Bahse konu yönetmeliği Bursa DOĞADER Başkanı Sedat Güler, ülkeye yapılmış bir ihanet olarak nitelendirdi.

Bursa'nın ismiyle özdeşleşen en meşhur üretimi zeytin bahçeleri, yeni yönetmelik ile  artık maden sahası olabilecek. Elektrik üretimi adı altında faaliyet gösterecek madenlerin, zeytin bahçelerinde çalışma izni almasının önü açıldı.

Bursa'nın özellikle kuzey ilçelerinde ve batı ilçelerinde en büyük tarım üretimi olan, sofradan yağına hatta sabuna kadar genişleyen kullanım alanı olan zeytin ve zeytin bahçeleri, çıkarılan yeni bir yönetmelik ile maden sahası olma tehlikesiyle yüzyüze kalmış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Maden Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'te, "elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin" zeytinlik alanlarına denk gelmesi durumunda "zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına" Bakanlık tarafından izin verilmesinin mümkün olabileceği belirtildi.
Buna karşın Türkiye'de 1939 yılında hayata geçen ve "Zeytincilik Kanunu" olarak bilinen bir yasa hâlâ yürürlükte. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, günümüze kadar zeytinliklerin korunmasında hayati rol oynadı.

Örneğin 2013-2015'te Manisa'nın Soma İlçesi'ne bağlı Yırca Mahallesi'nde yapılması planlanan bir termik santral projesi için 3573 Sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan Yönetmelik'te yapılan değişiklikle zeytinlikler "kamu yararı" aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmıştı. Bunun ardından DOĞADER'in de içinde bulunduğu bir çok çevre örgütünün çalışmalarıyla açılan davalar sonucunda Danıştay'dan dönmüştü.
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) yönetim kurulu başkanı Sedat Güler konuyla ilgili şöyle konuştu ; "Bu yasa meclisteyken haberimiz vardı. Sessiz sedasız yürütülen bir yasa oldu. Daha yeni bir olay ve henüz bir eylem planlamadık. Bunu vatana ve zeytinlik alanlarımıza ihanet olarak görüyorum.

Daha önce bir kaç kez daha gündeme geldi. Gemlik'te yapılan eyleme bizde katılmıştık. Yasaya göre zeytin işleme tesisinden başka bir tesis yapılamaz. Fakat bu yasayı delen bir yönetmelik çıkarılmıştı.  Bu yönetmeliğin yargıya gideceğini ve iptal edileceğini bekliyoruz. Zeytin ağacının neyini rehabilite edecekler? Orhaneli Başköy en büyük örneğidir. Yıllarca mermer ocakları talan etti. Yasaya göre bulduğun gibi bırakman gerekiyor fakat mermer ocaklarının faaliyetleri bitmesine karşın hepsinin üzeri açık şekilde duruyor. Bu zeytinliklerde de başımıza gelecektir. Gelecek nesile ihanettir. Bizler de bileşenlerimiz olan Bursa Barosu ve Tabipler Birliği ile birlikte istişaremizi yapıp gerek dava yönünden gerekse basın açıklaması yönünden bir eylem planlayacağız."

Bursa HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve imarhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
muhammed
(10.03.2022 21:27 - #251)
Her zaman millilik vurgusu yapan hükümetin bu zeytin ve doğallık katliamını yapmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir mübarek ağaç olan zeytini kesmeden önce lütfen on kere, yüz kere, hatta bin kere düşününüz. Zira resulûllah (as) "YARIN KIYAMETİN KOPACAĞINI BİLSENİZ DAHİ, ELİNİZDEKİ FİDANI DİKİNİZ" Buyurarak, ağacın ve yeşilin önemini ve sevapca ne kadar değerli olduğunu beyan etmiştir. Tabiki bu, kalp gözü kapalı olmayanlar için geçerli bir beyandır.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve imarhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.