Anasayfa Fotoğraflarla Göbeklitepe Bu haber 1673+ kez okundu.
(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 02.01.2020 - 19:10, Güncelleme: 27.08.2021 - 19:24

Fotoğraflarla Göbeklitepe

 

Fotoğraflarla Göbeklitepe

66 yaşındaki Mahmut Yıldız arazisinde olanları şöyle özetliyor: "Biz burada tarım yapıyorduk,burası tarlaydı. Burada tarım yapılırken, kutsal bir yer olduğu biliniyordu. Çift sürürken, 1986’de tarlada iki tane eser buldum. Bulduğumuz taşı müzeye götürdüğümüzde müze müdürü, arkeolog olmadığı için tarihi eser taşa kireç taşı olduğunu söyledi. Bunun geri götürülmesini istedi. Bir defa bu taşı getirdim, bir daha tekrar köye götürmem, yolda çöpe atarım, deyip taşı zor durumda kaldığı için mecburen müze teslim aldı. 1986 yılında 4-5 yıl bu eserler müzede kaldı. Daha sonra Alman arkeologlar, müzeye vermiş olduğum taşları görüyor. Ondan sonra buraya gelip burayı keşif yaptılar. 1992 yılında kazı başladı. 1995 yılından itibaren başlayan arkeolojik çalışmalar devam ediyor. 12 bin yıl önce inşa edilen dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe’nin, Kültür Bakanlığının desteğiyle, 2019 yılında bulunan bulgular sayesinde tüm dünyanın gündemine oturarak; UNESCO’nun Dünya Mirası Listesine alındı. Arkeolojik olarak Çanak Çömlek Öncesi Neolitik A Dönemine (M.Ö 9.600 – 7.300) ait olan Göbeklitepe’de, bir tepe üzerine inşa edilmiş çok sayıda yuvarlak biçimli yapı bulundu. 1995 yılında arkeolog Prof. Klaus Schmidt tarafından Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün desteğiyle başlayan kazılar sonucu elde edilen verilere göre bu yapılar yerleşim amaçlı kullanılmamışlar. Göbeklitepe’de bulunan henüz sadece altı tanesi gün ışığına çıkarılmış, toplam 20 adet olduğu belirlenen bu üzeri açık yapıların dini amaçlı yapılmış olduğu biliniyor, yani bu yapılar dünyanın ilk tapınakları. Taş devrinden kalma bu tapınakların yapılış biçiminde ortak bir özellik göze çarpıyor, T biçiminde sütunlar ile çevrilmiş bu tapınakların merkezinde iki T biçiminde sütun karşılıklı olarak yer alıyorlar. Arkeologlar boyları 3 ila 6 metre arasında değişen bu T biçimindeki sütunların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu düşünüyorlar. Bunun sebebi T biçimindeki sütunlarda görülen kol ve el tasvirleri. Ayrıca bu sütunlar üzerine işlenmiş hayvan tasvirleri ve soyut semboller var. Boğa, yaban domuzu, tilki, yılan, turna ve yaban ördekleri en sık görülen hayvan tasvirleri. Taşlar üzerine kazılan bu hayvan tasvirlerinin yanında üç boyutlu kabartma şeklinde yapılan başka betimlemeler de bulundu. Bunlardan en önemlisi T biçimindeki sütunun yan tarafından aşağı doğru iner biçimde tasvir edilen aslan kabartması Stilize edilmiş insanları tasvir eden T biçimindeki sütunların ağırlıkları 40 ila 60 ton arasında değişiyor. İlkel el aletlerinden başka bir aletin olmadığı bu dönemde sütunların nasıl taşındığı ve dikildiği arkeologlar tarafından henüz çözülemedi. İnsanlığın avcı toplayıcı döneminde yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olduğu 12.000 yıl öncesinde bu yapıların nasıl tasarlandığı sorusu da henüz cevaplanmadı. Aslanlı Loca'da doğu tarafındaki serbest duran dikilitaşlar arasın­da bağlantı sağlayan ve onları destekleyen bir bank üzerinde yer alan Göbekli Tepe'nin Toprak Anası Göbeklitepe 12 bin yıl önce yaşamış insanlarla ilgili daha önce bildiğimizden çok farklı bir taş devri toplumunu ortaya çıkarmıştır. Bu toplum büyük yapılar inşa edip üzerine sanatsal süslemeler yapmayı başarmıştır.
66 yaşındaki Mahmut Yıldız arazisinde olanları şöyle özetliyor: "Biz burada tarım yapıyorduk,burası tarlaydı. Burada tarım yapılırken, kutsal bir yer olduğu biliniyordu. Çift sürürken, 1986’de tarlada iki tane eser buldum. Bulduğumuz taşı müzeye götürdüğümüzde müze müdürü, arkeolog olmadığı için tarihi eser taşa kireç taşı olduğunu söyledi. Bunun geri götürülmesini istedi. Bir defa bu taşı getirdim, bir daha tekrar köye götürmem, yolda çöpe atarım, deyip taşı zor durumda kaldığı için mecburen müze teslim aldı. 1986 yılında 4-5 yıl bu eserler müzede kaldı. Daha sonra Alman arkeologlar, müzeye vermiş olduğum taşları görüyor. Ondan sonra buraya gelip burayı keşif yaptılar. 1992 yılında kazı başladı. 1995 yılından itibaren başlayan arkeolojik çalışmalar devam ediyor. 12 bin yıl önce inşa edilen dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe’nin, Kültür Bakanlığının desteğiyle, 2019 yılında bulunan bulgular sayesinde tüm dünyanın gündemine oturarak; UNESCO’nun Dünya Mirası Listesine alındı. Arkeolojik olarak Çanak Çömlek Öncesi Neolitik A Dönemine (M.Ö 9.600 – 7.300) ait olan Göbeklitepe’de, bir tepe üzerine inşa edilmiş çok sayıda yuvarlak biçimli yapı bulundu. 1995 yılında arkeolog Prof. Klaus Schmidt tarafından Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün desteğiyle başlayan kazılar sonucu elde edilen verilere göre bu yapılar yerleşim amaçlı kullanılmamışlar. Göbeklitepe’de bulunan henüz sadece altı tanesi gün ışığına çıkarılmış, toplam 20 adet olduğu belirlenen bu üzeri açık yapıların dini amaçlı yapılmış olduğu biliniyor, yani bu yapılar dünyanın ilk tapınakları. Taş devrinden kalma bu tapınakların yapılış biçiminde ortak bir özellik göze çarpıyor, T biçiminde sütunlar ile çevrilmiş bu tapınakların merkezinde iki T biçiminde sütun karşılıklı olarak yer alıyorlar. Arkeologlar boyları 3 ila 6 metre arasında değişen bu T biçimindeki sütunların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu düşünüyorlar. Bunun sebebi T biçimindeki sütunlarda görülen kol ve el tasvirleri. Ayrıca bu sütunlar üzerine işlenmiş hayvan tasvirleri ve soyut semboller var. Gobeklitepe T yapilar Boğa, yaban domuzu, tilki, yılan, turna ve yaban ördekleri en sık görülen hayvan tasvirleri. Taşlar üzerine kazılan bu hayvan tasvirlerinin yanında üç boyutlu kabartma şeklinde yapılan başka betimlemeler de bulundu. Bunlardan en önemlisi T biçimindeki sütunun yan tarafından aşağı doğru iner biçimde tasvir edilen aslan kabartması Stilize edilmiş insanları tasvir eden T biçimindeki sütunların ağırlıkları 40 ila 60 ton arasında değişiyor. İlkel el aletlerinden başka bir aletin olmadığı bu dönemde sütunların nasıl taşındığı ve dikildiği arkeologlar tarafından henüz çözülemedi. İnsanlığın avcı toplayıcı döneminde yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olduğu 12.000 yıl öncesinde bu yapıların nasıl tasarlandığı sorusu da henüz cevaplanmadı. Gobeklitepe T yapilar Aslanlı Loca'da doğu tarafındaki serbest duran dikilitaşlar arasın­da bağlantı sağlayan ve onları destekleyen bir bank üzerinde yer alan Göbekli Tepe'nin Toprak Anası Göbeklitepe 12 bin yıl önce yaşamış insanlarla ilgili daha önce bildiğimizden çok farklı bir taş devri toplumunu ortaya çıkarmıştır. Bu toplum büyük yapılar inşa edip üzerine sanatsal süslemeler yapmayı başarmıştır.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve imarhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.